Yeni Kitaplar

  • İslami Kaynaklar Işığında Ruhsal Hijyen

    İnsanların tarihin tüm dönemlerinde önemli kaygılarından biri, bedensel sağlığın yanı sıra ruhsal sağl ...
  • Cemâl Aynası

    Merhum İmam Humeyni'nin en önemli fakat en tanınmayan boyutu, onun ilmi konumudur. O kendisini tüm İsla ...
  • İslam ve Cinsiyet Farklılıkları

    Bu kitabın asıl hedefi bir taraftan, fıkhî istinbat metodundan yararlanarak İslam'da cinsiyet farklılıkları ...
  • Faiz

    Faiz, iktisadî hayatın en eski problemlerinden biridir. Faize meşruluk kazandıran devirler, bütün&uum ...

Son eklenen Makale ve Sohbetler

Takvim
istanbul - turkey
04:22İmsak 05:52Güneş 11:56Öğle 18:19Akşam 23:12Gece Yarısı
Pazar 23 Eylül 2018

Kısaca

Hz. Muhammed'in Hayatı

Resulullah (s.a.a), Fil yılı, Rabiulevvel ayının on yedisinde (M.570’de) Cuma günü şafak vakti Mekke şehrinde dünyaya geldi.[1] Resulullah (s.a.a)’in değerli babası, Abdullah bin Abdulmuttalip bin Haşim bin Abdumenaf idi; değerli annesi ise Veheb bin Abdumenaf’ın kızı Amine idi. Görüldüğü gibi her iki şahsiyetin akrabalık bağı Abdumenaf’da birleşiyor. Hz. Peygamber’in mübarek ismini, İlahi emir gereği Muhammed[2] künyesini ise Ebu’l Kasım[3] koydular. İmam Bakır (a.s)’ın buyurduğuna göre, Hazretin doğumunun yedinci günü Ebu Talib, Peygamber (s.a.a) için bir kurban kesti ve akrabalarını misafirliğe davet ederek şöyle…
Hz. Muhammed (s.a.a)
“Gençliğinde kulluk yolunu tutturan abid gencin yaşlılıkta ibadete yönelen yaşlıdan üstünlüğü, meleklerin diğer insanlara üstünlüğü gibidir.” Kenz’ul Ummal, 43059

İlgili Makaleler

İmam Ali (a.s)
“Fitneye karşı iki yaşındaki deve gibi ol; onun ne binilecek sırtı, ne de sağılacak memesi vardır.” Nehc’ul Belağa, 1. hikmet

İlgili Makaleler

İmamet ve İslâmî Vahdet  - 1
Vahdet ve Birlik

İmamet ve İslâmî Vahdet - 1

Bazılarına göre, İslam’ın ilk yıllarından bu yana oldukça fazla zaman geçtiğinden çağımızda mezhep ve imamet konusunda konuşmanın bir anlamı yoktur. Hatta zarar ve ziyan vericidir. Zira bu konular yüzyıllar önce yaşanmış ve kapanıp gitmiştir. Peygamberden sonra halife ve yerine geçecek kişinin kim olduğu ve kim olmalıydı? Acaba Hz. Ali mi, yoksa Ebu Bekir mi? gibi konular çağımızda faydasız, hatta belki bu konular bu zamanda fitne, kavga, kin ve nefretin oluşmasına sebep olmaktadır. Başka bir ifadeyle…