Peygamber (s.a.a)’in Züht ve İbadeti

Çarşamba, 27 Kasım 2013 08:10

Allah'ın Rasûlü (s.a.a) o kadar ibadet ediyordu ki, kendisini meşakkat ve sıkıntıya düşürüyordu. Bu yüzden Allah'u Teâlâ Kur'an-ı Kerim'in "Taha" suresinin 1. ayetini göndererek şöyle buyurdu: "Biz Kur'an'ı sana güçlük çekmen için nazil etmedik!"

 İmam Cafer Sadık şöyle (a.s) buyuruyor:

"Allah'ın Rasûlü (s.a.a) vacip namazlardan iki kez çok müstehap namaz kılar, önemli oruçtan iki kez çok müstehap oruç tutardı." "Sünenün-Nebi", s.: 234.

Cafer ibn Ahmed Kummî "Zuhdun-Nebi" kitabında rivayet ediyor ki, Allah'ın Rasûlü (s.a.a) namaza dururken Allah'ın korkusundan rengi kaçardı, ondan sızıltılı ses duyulurdu. Ayrıca namaz kılarken yer üzerine serilmiş elbise gibi olurdu.

Allame Meclisi "Bihar'ul-Envar" kitabında Aişe'den şöyle naklediyor: "Resulullah (s.a.a) bizle konuşur, biz de onunla konuşurduk, ama namaz vakti geldiğinde öyle bir halde olurdu ki, sanki ne o bizi tanır ve ne de biz onu tanıyoruz."

Ebu Beşir İmam Muhammed Bakır (a.s) 'dan rivayet ediyor ki: "Allah'ın Rasûlü (s.a.a) bir gece Aişe'nin yanında idi. Âişe dedi ki: Niçin bu kadar ibadet ederek kendini zora sokursun oysa Allah Teâlâ senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır? Hazret buyurdu: Ben şükreden ve minnettar olmayayım mı?"

"Usul-u Kafi" kitabında İmam Cafer Sadık (a.s) 'dan rivayet olunmuştur ki: Allah'ın Rasûlü (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "İnsanların en üstünü o kimselerdir ki, ibadete aşık olmuş, onu sarmış, kalbi ve canı ile sevmiş, cismi ve vücut organları ile onu yerine getirmiş, ibadet için her şeyden elini çekmişlerdir. Böyle bir durumda bu insan için dünyada zorlukla veya kolaylıkla yaşamanın hiçbir farkı yoktur."

Ayrıca "İlelüş-şerayi" kitabında Enes b. Malik'ten Allah'ın Rasûlü (s.a.a)’in şöyle dediği nakledilmiştir: "Benim için gece yarısı iki rekat namaz kılmak dünyadan ve dünyada olanların hepsinden daha değerlidir."

Seyyid ibn Tavus "İkbal" kitabında şöyle yazıyor: "Mübarek Ramazan ayı gelince Peygamber (s.a.a) 'in hali değişirdi, çok namaz kılar, dualarda çok ahu-zar ederdi. Allah'tan korkma hali açıkça görünürdü."

"Mecmueyi-Verr" kitabında rivayet edilmiştir ki, herhangi bir iş Peygamber (s.a.a) 'i mahzun etseydi namaz kılmak ve oruç tutmakla o derdin ortadan kalkmasını isterdi.

Muhammed b. Süleyman, İmam Cafer Sadık (a.s) 'dan ve İmam Rıza (a.s)' dan naklediyor ki: "Biz İmamdan Ramazan ayında nasıl namaz kılmak ve Peygamber (s.a.a) 'in bu ayda neler yapması hakkında sorunca buyurdu: Ramazan ayının birinci gecesi gelince Allah'ın Rasûlü (s.a.a) akşam namazını ve dört rekat nafilesini her gece camide kılardı, bunun ardından ayağa kalkar ve on iki rekât namaz daha kılardı. Sonra eve giderdi.

Cemaat o hazretin çok namaz kılmasının nedenini sorunca şöyle buyururdu: "Elbette, bu namazlar Ramazan ayının diğer aylardan faziletli olması içindir." Sonraki gece namaz kılmak için Peygamber (s.a.a) ayağa kalktı, cemaat o hazretin arkasında namaz kılmak için sıraya geçtiler. Peygamber (s.a.a) buyurdu: Ey cemaat! Bu nafile namazları, nafile namazını cemaatle kılmak olmaz, her biriniz ayrıca kendi namazlarınızı kılın. Allah Teala size öğrettiğini ayrıca kılın ve bilin ki, müstehap namazları cemaatle birlikte kılınmaz.

Bundan sonra herkesin bir tarafa dağıldı ve kendi namazlarını kılmaya başladılar. Öyle ki, Ramazan ayının on dokuzuncu gecesi geldi, o hazret gün batınca abdest aldı sonra akşam namazını kıldı. Daha sonra dört rekât namaz kıldı ve eve gitti. Öyle ki, Bilal yatsı namazının ezanını okudu, Allah'ın Rasulü (s.a.a) gelip cemaatle yatsı namazını kıldı, sonra iki rekât yatsı namazının nafilesini kıldı, sonra ayağa kalktı ve Kadir gecesinin yüz rekât özel namazını kıldı, her rekattan sonra on defa İhlas suresini okuyordu. Bu namazları da bitirdikten sonra on bir rekatlık gece namazını kılmaya başladı. Yirminci gecede akşam namazından sonra sekiz rekât ve yatsı namazından sonra on iki rekât Ramazan ayının özel nafilesini kıldı. Yirmi birinci gece güneş battığı zaman abdest aldı ve on dokuzuncu gecede yaptıklarını bu gece de yaptı. Yirmi ikinci geceden itibaren kendi namazlarını çoğaltmaya başladı. Öyle ki, akşam namazından sonra sekiz rekât, yatsı namazından sonra ise yirmi iki rekât özel nafile namazını kıldı. Yirmi üçüncü gece gelince yine de güneş battığında yıkandı. On dokuz ve yirmi birinci gecede yaptığı ibadetleri yerine getirdi.”‌

İmam (a.s)'dan Peygamber (s.a.a)'in ayrıca her gün kıldığı elli rekât nafile namazı hakkında sorduk. İmam (a.s) buyurdu:

"Peygamber (s.a.a) başka aylarda kıldığı elli rekât nafile namazını Ramazan ayında da kılar ve ondan eksiltmezdi." "Sünenün-Nebi" s.: 244-247.

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar

  • Allah'ı Tanımak

    İnsanoğlu genelde kendisiyle uzaktan yakından ilgisi olan ve kendi yaşantısı üzerinde etkisi bulunan her şey hak ...
  • Temel Dini Bilgiler c.1

    Derin ilmî meseleleri herkesin anlayabileceği sade bir dille anlatmak, konunun uzmanlarını hedef alan, terimler ...