Kerbela Ve Yabancılar

Cuma, 03 Ocak 2014 14:38

 

Kerbela hadisesi ve Hz. Hüseyin’in kıyamı ile ilgili olarak dünya düşünürleri kıyamın azameti, İmam’ın ashabının göstermiş olduğu fedakârlık ve bu kıyamın etkileri konusunda çok çeşitli görüşler ileri sürmüşlerdir.

Bu görüşlerin içinde İslâm düşünürlerinin yanı sıra Müslüman olmayan fikir adamları da hamaset ve cesaret dolu Aşura olayını kaleme almış ve hakkında çeşitli fikir ve görüşler beyan etmişlerdir.

Onların, Aşura ve Kerbela olayları hakkında söylemiş oldukları sözleri veya kaleme aldıkları yazılardan çok önemli ve çarpıcı bulduklarımızın bir kısmını sizlerle paylaşmak istedik:

Mahatma Ghandi (Hindistan’ın efsanevî Özgürlük Lideri)

Büyük İslâm Şehidi, İmam Hüseyin’in hayatını dikkatlice okudum ve araştırdım. Tarihin Kerbela sayfalarını dikkatle karıştırıp incelediğimde, vardığım kanı şu oldu: Eğer bir gün Hindistan zafere ulaşmak istiyorsa, izlemesi gereken yol ancak İmam Hüseyin’in yoludur.

Muhammed Ali Cinnah (Pakistan’ın Büyük Önderi)

Tarih İmam Hüseyin’den daha cesur ve fedakâr birini ne yazmış, ne de görmüştür. Bu yüzdendir ki ben, tüm dünya Müslümanlarının kendisini Irak topraklarında kurban etmiş bu şehidin yolunu izlemeleri gerektiği inancını taşımaktayım.

Charles Decknes (Meşhur İngiliz Yazar)

Eğer İmam Hüseyin dünyevî istek ve arzuları için savaşmış olsaydı, anlamadığım şey neden kız kardeşini, kadınları ve çocukları yanında götürsün? Demek ki akıl onun sadece ve sadece İslâm uğruna kendisini feda ettiğine hükmediyor.

Thomas Carlail (İngiliz Filozof ve Tarihçi)

Kerbela trajedisinden aldığım en büyük ders, Hüseyin ve ashabının Allah’a karşı sarsılmaz bir imana sahip olmalarıdır. Onların “Hakkı batıldan ayıran çoğunluktur.” ilkesini yıkarak, az bir kitle ile savaşı kazanmaları beni şaşkına çevirmiştir.

Edward Braun (İngiliz Batı Bilimcisi)

Acaba Kerbela hadisesini duyduğunda hüzünlenmeyen ve kedere bürünmeyen bir kalp var mıdır? Hatta Müslüman olmayan bile bu tertemiz insanların İslâm için verdiği mücadeleyi ve çektiği acıları inkâr edemez.

Fredrick James

İmam Hüseyin ve diğer kahraman şehitlerin verdiği ders şudur ki: Dünya hayatı adalet, sevgi ve muhabbet üzeredir. Bu temel esaslar hiçbir zaman değişmez. Bu esaslara karşı çıkanlar ise karşılarında direnecek mutlaka birilerini bulurlar. Bu, dünyanın hiçbir zaman değişmeyecek kanunudur.

L. M. Bouyed

Asırlardır insanoğlu yürekli olmayı, cesareti, korkusuzluğu kendisi için yeğlemiştir. Bu yüzdendir ki, özgürlük ve adalet hiçbir zaman zulüm ve fesat ordusu karşısında teslim olmamıştır. İmam Hüseyin’in azamet ve cesareti de bunun en büyük örneğidir. Ben o büyük fedakârlıklar göstererek kendi canlarından geçen insanları anmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Aradan 1300 yıl geçmiş olsa bile…

Washington Eirweing (Amerikalı Meşhur Tarihçi)

İmam Hüseyin (a.s) Yezid’e teslim olarak hayatını kurtarabilirdi belki. Ama İslâm önderliği buna izin vermiyordu ve İmam Hüseyin Yezid’i halife olarak tanıyamazdı. İmam her türlü kötülüğü, baskıyı İslâm’ın Ümeyyeoğulları’nın pençesinden kurtulması için katlanarak sıcak çöl ortasında kupkuru toprak üstünde ölümü tercih etti. Hüseyin’in ruhu asla fena olmayacaktır. Ey kahraman, ey cesaret timsali! Ey benim efendim, ey Hüseyin!

Thomas Messarick

Her ne kadar bizim papazlarımız Hz. Mesih İsa’nın musibetlerini anlatarak insanları duygulandırsalar bile, Hüseyin’in takipçilerinde yatan heyecan ve hüzün, Mesih İsa’nın sevenlerinde yoktur. Zira Mesih’in musibeti bir saman çöpü kadar ise, Hüseyin’in musibeti dağ gibidir.

Morris Dockbery

Hüseyin’in matem meclislerine bakıldığında şu sözler kulaklara çarpmaktadır: Hüseyin insanlığın izzet ve şerefi, İslâm dininin yüceliği ve azameti için kendi ve evlâtlarının canından, malından vazgeçerek Yezid’in maceralarına kendisini alet etmedi. Öyleyse gelin bizler de onun yolundan gidelim ve zalimlere boyun eğmeyerek kurtuluşa erelim. Bizler de onun gibi zilletle yaşamaktansa, izzetli ölümü seçelim.

Alman Barbin (Doğubilimcisi)

Hüseyin (a.s) kendisini ve en yakınlarını kurban ederek, haklılığını ve mazlumiyetini tüm dünyanın gözleri önüne serdi. Dünyaya fedakârlık ve yüreklilik dersi vererek İslâm ve Müslümanların adını tarih sayfasındaki en yüksek satırlara yazdırdı. Bu İslâm’ın büyük askeri, tüm dünya halklarına zulmün ve baskının kalıcı olmadığını, her ne kadar büyük ve yıkılmaz gibi görünseler bile hakkın ve hakikatin karşısında rüzgara tutulmuş bir saman misali darmadağın olacağını öğretmiştir.

Bint’uş-Şâtî

İmam Hüseyin’in kız kardeşi Zeynep, İbn Ziyad ve Ümeyyeoğulları’na zafer şarabını tattırmadı ve onların zafer kadehlerine zehir kattı. Aşura’dan sonra yaşanan tüm siyasî olaylar, Muhtar ve Abdullah b. Zübeyir’in kıyamı, Emevîlerin çöküşü ve Abbasîlerin hükümete gelişi, Şiîliğin yaygınlaşması gibi olaylarda Kerbela kahramanı Zeyneb’in çok büyük rolü olmuştur.

Liyakat Ali Khan (Pakistan’ın İlk Başbakanı)

Bu muharrem günü, tüm dünya Müslümanları için büyük bir anlam taşımaktadır. Bugünde, İslâm’ın en trajik ve en üzücü olayı yaşanmıştır. Hz. Hüseyin (a.s) hüzünle birlikte hakikî İslâm’ın sonsuz ve ebedî fetih ruhu oldu. Zira bu ruh, ilâhî iradeye tamamen teslim olmuştu. Bu olay bizlere her ne şartlar altında olursak olalım, adalet ve haktan ayrılmamayı öğretmektedir.

George Joerdak (Hıristiyan Bilim Adamı ve Edebiyatçı)

Yezit, halkı Hüseyin’i öldürmeleri ve kanını dökmeleri için teşvikte bulunduğunda, halk şöyle diyordu: “Karşılığında ne kadar para vereceksin?” Ama Hüseyin’in ashabı Hüseyin’e, “Biz seninleyiz. Yetmiş defa öldürülsek dahi, asla dönmeyeceğiz ve tekrar safında savaşıp can vereceğiz.”diyorlardı.

Abbas Mahmud Akkad (Arap Yazar ve Edebiyatçısı)

Hüseyin’in kıyamı, tarihte hiçbir dinsel davetin ve siyasî oluşumların gerçekleştiremediği eşsiz bir kıyamdır. Emevî devleti bu kıyamdan sonra bir insanın ömrü kadar dahi devam edemedi ve Hüseyin’in şahadetinden sonra geçen altmış yıl içinde darmadağın oldu.

Ahmed Mahmud Subhi

Her ne kadar savaş ve siyaset meydanında Hüseyin b. Ali (a.s) kaybetmiş gibi görünse de, tarihin hiçbir sayfasında yenilenin kanının yenilenlerin faydasına aktığını yazmamıştır. Hüseyin’in kanı; Zübeyir’in oğlunun devrimini, Muhtarın kıyamını ve diğer çeşitli kıyamları da ardından getirdi. Öyle ki Emevî hükümeti sonunda yıkıldı ve Hüseyin’in intikam feryadı tüm saltanatların, hükümetlerin koltuğunu sallamaya yetti.

Antor Bara (Hıristiyan)

Eğer Hüseyin bize ait olsaydı, her tarafta onun için bir bayrak dalgalandırır, her köyde onun için minberler kurar ve insanları Hıristiyanlığa onun adıyla çağırırdık.

Geibeone (İngiliz Tarihçi)

Her ne kadar Kerbela vakıası üzerinden uzun yıllar geçse ve bizler her ne kadar Arap olmasak da, bununla beraber Hz. Hüseyin’in çektiği çile ve zorluklar en taş kalpli insanı bile titretmektedir. Zira Hüseyin’i duyan her insan, benliğinin en ücra köşesinde bile o büyük insana karşı mutlaka bir sevgi ve muhabbet oluştuğunu görecektir.

Nickolsen (Meşhur Doğubilimcisi)

Ümeyyeoğulları zalim ve asi idi. İslâm hükümlerini görmezlikten gelerek Müslümanları zelil duruma düşürüyorlardı… Tarihi incelediğimizde karşımıza şu tablo çıkıyor: Din, kukla bir hükümdara karşı kıyam etti ve dinî hükümet, imparatorluğun karşısında yer aldı. Buna göre insaflıca hükümde bulunan tarih, Hüseyin’in kanının Ümeyyeoğulları’nın boynunda olduğuna kanaat etmektedir.

Sir Phearsi Saecks (İngiliz Doğubilimcisi)

Hakikaten de az bir kitlenin göstermiş olduğu bu yüreklilik ve cesaret, asırlardır duyan herkesin sempatisini kazanarak takdire şayan olmuştur. Bu bir avuç yürekli ve kahraman halk kitlesi, hiçbir zaman silinmeyecek mücadele ruhları ile ebediyete kadar kendilerinden söz ettireceklerdir.

Thamlas Thondon (Hintli, Eski Hindistan Milli Kongre Başkanı)

Gösterilen bu fedakârlık ve yüksek cesaret örneği, İmam Hüseyin’in şahadetiyle insanların düşünce ve fikir yapısının yükselişe geçmesine sebep oldu. Dolayısıyla sürekli anlatılmalı, unutturulmamalıdır.

Abdurrahman Şerqâvî (Mısırlı Edebiyatçı ve Bilim Adamı)

Hüseyin, din ve özgürlüğün timsali bir şehittir. Bu yüzdendir ki Hüseyin ile sadece Şiîlar değil, bilâkis tüm özgürlükçü dünya halkları bu eşsiz insanla iftihar etmelidirler.

Taha Hüseyin (Mısırlı Bilim Adamı ve Edebiyatçı)

Hüseyin (a.s) fırsatı ele geçirmek, babasının izlediği yolu bıraktığı yerden takip ederek cihadı yeniden başlatmak uğruna kendisini aşk ateşinde yaktı. Muaviye ve yandaşları hakkında çekinmeksizin konuşuyordu. Öyle ki Muaviye onu tehdit etmeye başlamıştı. Ama Hüseyin kendi dostlarına hakkı savunurken gevşek davranmamayı öğretti.

Abdulhamid Cevdet’es-Sehar (Mısırlı Yazar)

Hüseyin (a.s), Yezid’e biat edemez ve hükümetini asla kabul edemezdi. Aksi hâlde zulmü, zilleti ve tuğyan sütunlarını sağlamlaştırmış olurdu. Sonuç itibariyle zulme karşı boyun eğmiş olurdu. Fakat Hüseyin aile fertlerinin esir düşmelerine, kendisinin ve ashabının ölümüne rağmen bunların hiçbirine rıza göstermedi.

Allame Tantavi (Mısırlı Filozof ve Bilim Adamı)

(Hüseyn’nin Öyküsü’nden bir kesit:) Aşk özgürlükçüleri Allah yolunda fedakârlığa davet ettiler. Onlar için ölüme koşmak en büyük arzu ve istek olmuştu. Kurbangâha doğru birbirleriyle yarışırcasına hızla ilerlemekteydiler.

el-Ubeydî (Musul Müftüsü)

Kerbela faciası, insanlık tarihinin ender vakalarından biridir. Bu faciayı yaşatanların da, ender insanlar oldukları gibi… Hüseyin b. Ali, mazlumun hakkını savunmayı, insanlığın çıkarlarını korumayı kendi vazifesi bildi. Bu yüzdendir ki hiçbir zaman zulme ve zalime karşı müsamaha göstermedi. Tüm benliğini o büyük kurbangahta feda etti. Nitekim Allah katında “Şehitlerin Efendisi” olarak isimlendirildi. Tarihe ise adını, “Özgürlükçülerin Önderi” olarak kazıdı. Evet! O sonunda bekli de istediğinden daha çoğunu elde etti.

Sonuç:

Yukarıda söylenen tüm bu sözlerden sonra ancak şöyle bir netice alınabilir:

1- İmam Hüseyin’in kıyam sebebi: İslâm’ın bekâsı ve azameti, Kur’ân hükümetinin idamesi, imamet yükümlülüğü, insanlığın haysiyet, şeref ve namusunun korunması, ümmetin yeniden ıslâhı, iyiliğin emredilmesi, kötülüklerden sakındırılması ve insanî değerleri gözeterek mazlumun hakkını zalimden almak içindir.

2- Hüseynî kıyamın tanımı: Onun kıyamı güzel huy, cesaret ve toplumsal değerler üzerine kuruluydu. Bu yüzden cihadın diğer adı “Zilletin defedilmesi, faziletin yeşertilmesi” olmuştur.

3- İmam Hüseyin’in kıyamı ve etkileri: Halkın uyanışı, dine tüm benlikleriyle iman edip yeni bir diyanet sayfası açması.

4- Bu mektep tüm dünya halklarına neyi öğretti?: Bu mektebin verdiği ders, ebedî ilkelere dayalıdır. Özgürlük ve adaletten başlayıp sevgi ve muhabbete uzayan geniş bir yelpaze misali.

Savaş esnasında bile duyguyu, merhameti, saflığı, aşkı ve sevdayı aşılayan bir derstir bu. Zulmün, sitemin, sömürgenin karşısında nasıl durulması gerektiğini; cesareti, fedakârlığı ve hak üzere sebat ederek zorluklar karşısında direnmeyi öğretmektedir.

Zulmün karşısında suskunluğu zillet bilip adaletin, hakkın, özgürlüğün ve hepsinden önemlisi imanın, hangi şartlar altında olursa olsun paha biçilemeyecek değerler olduğunu öğretmektedir.

Evet bu mektep hak ile olmayı, yani imanı, yani Yaratan’ı öğretmektedir.

Bu mektep tüm özgürlükçü dünya halklarına ve milletlerine zafer yolunu öğretmektedir.

Kısacası az bir kitleyle dahi nice zaferlere imza atılacağını öğretmektedir...

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar