Teşehhütteki “eşhedü en la ilahe ilah” kelimesinde var olan “en” deki “n” harfini bir sonraki “l” harfine dağım etmek gerekiyor mu?

2015/12/09
Soru
Teşehhütteki “eşhedü en la ilahe ilah” kelimesinde var olan “en” deki “n” harfini bir sonraki “l” harfine dağım ederek “eşhedü en la”nın yerine “eşhedü el-la” demek vacip midir?

Arapça kelimeler, Fatiha, diğer sureler ve başka kuransal zikirlerin doğru bir şekilde okunması vaciptir. Ama harflerin mahreçleri tecvit âlimlerinin görüşlerine uygun bir şekilde okunması vacip değildir. Ölçü Arapların örfüdür. Telaffuz edilen kelime Arapların örfünde doğru telaffuz edildiğine sıdk edilmesi gerekir. Dolayısıyla kendi kıraatini doğru görmeyen bir kimse kıraatini doğru okuyabilecek şekilde öğrenmelidir. Öğrenmeye kadir değilse mazurdur.[1]

İmam Humeyni tahrirul vesile adlı eserinde şöyle buyuruyor: Kıraatteki sahih olma ölçüsü bütün harfler kendi mahreçlerinden (o dili konuşanların eda ettikleri şekilde) eda edilmelidir.

İhtiyat gereğince kelimenin şeklinde etkili olan önemli hareketler ve hakeza irap ve binanın hareket ve sükûnları de Arap lügatçilerinin dedikleri kurallara riayet edilmelidir. Örneğin “el” ve “ihdina” daki vasl hamzasının hazf edilsin ve “enamte”deki kat hamzası isbat edilmelidir.

Ama harflerin mahreçleri bağlamında tecvit âlimlerinin göstermiş oldukları dikkate riayet etmek gerekli değildir. Hakeza şiddet ve rahvet (gevşeklik), kalın ve ince, ist’ila ve benzer şekilde harflerin sıfatlarına dönük olan şeylere ve hareketli harfi (sükun etikten sonra) bir sonraki benzer harfte dağım etmek; örneğin: “yalemu ma beyne eydihim” cümlesinin “yalemu” deki “m”yi “ma” daki “m”de dağım etmek veya mahreçleri birbirine yakın ve her iki harf de bir kelimede olursa, “yerzuqukum” ve “zuhzihe ani’n-nar” örneklerinde olduğu gibi ki birincisinde “ق” harfi “ک” harfine, ikincisinde “ح” harfi “ع” harfine değim etmesi gibi idğami kebir kaidesine riayet etmek gerekli olmadığı gibi, hata ihtiyat gereğince bu gibi şeylere riayet edilmemesi daha iyidir. Özellikle mahreçleri birbirine yakın olan harflerde bu amelin yapılmaması daha iyidir. Hatta bazı “idğami sagir”e bile riayet emek gerekli değildir. Asıl itibariyle sakin olanı kendisine yakın olan harfe dağım edilmesi, “min rabbike” cümlesinde “n” harfini “r” harfine dağım etme örneğinde olduğu gibi idğama riayet etmesi lazım değildir. Ama “meddi lazım” denilen kurala ihtiyat gereğince riayet edelmeli. “Meddi lazım” şöyledir: Med harfı iki sebebiyle birlikte tek kelimede bulunmalarıdır. “جاء Ca’e”, “سوء su'un”, “جِی‏ءَ cii’e”, “دَابَّة dabbeh”, “ق kaf”, ve “ص sad” gibi. Hakeze harekeli olanın üzerinde durmayı (vakfı) terk etme, sükûn ile vasıl yapma, tenvin ve sakin olan nun’u “yermelune=y-r-m-l-n” harflerine dağim etme kuralına riayet etmek vacip ve farz olmamakla birlikte riayet edilmesi dahi iyidir.[2]

Buna binaen nakil edilen fetvalar gereğince namazda idağami bilagunne (y-r-m-l-n) gibi bazı tecvid kurarlarına vacip ve gerekli olmasa bile riayet edilmesi daha iyi ve güzeldir.

----------------
[1] İmam HUMEYNİ, “tevziü’l-mesail (el-muhaşi)”, c. 1, s. 608.

[2] İmam HUMEYNİ, “tahriru’l-vesile”, c. 1, s. 167, mesele no: 13.

Ayrıntılı Cevap
 
 
 

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar

  • Bir Demet Gül

    Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Bilmiyorsanız, zikir ehline sorun" (Enbiya-7 / Nahl-43) Bu &ac ...
  • Şia Âlimleri Biyografisi C.1

    Şia alimleri, vahiy evinin yetiştirdiği, Ehlibeyt'in ilim ve irfanıyla yoğrulmuş, aldıkları ilahi emaneti gü ...