Oburluk nedir ve onun manevi açıdan ruhtaki etkileri nelerdir?

2014/02/18
Soru
Oburluk nedir ve onun manevi açıdan ruhtaki etkileri nelerdir?

Yaratılış düzeninde “beslenmek” yaşamak gayesiyle güç elde etmek ve yüce Allah’a kulluk etmek için bir araçtır. Genel olarak bir vesiledir. Yaşam beslenmek için bir araç değildir ve başka bir ifadeyle yaşamın araç olması ve beslenmenin hedef olması diye bir şey söz konusu olamaz. İslam’ın beslenmek hakkındaki kılavuzluklarından biri oburluktan yüz çevirmek ve az yemeye yönelmektir. Hadislerde oburluk sert bir şekilde yerilmiştir. Masumların rivayetlerinden elde edildiği kadarıyla oburluk, ihtiyaç haddinden fazla yemek ve içmeye denir. Hadisler esasınca bu oburluk şöyle açıklanabilir: Oburluk, insanın hem cisimsel ataletine ve hem de rahat bir şekilde nefes alamamasına ve de zor ve problemli bir şekilde bir iş veya ibadeti yapabileceği tarzda yemek yemesi veya su ve benzeri şeyleri içmesidir. Böyle bir şey insanda gerçekleştiği vakit insan aç olmadan yemek yer ve yemek yemeye veya içmeye başladığında da son merhaleye dek bu yemeyi ve içmeyi sürdürür ve karnını doldurur. Gerçekte oburluk olumsuz eserleri ve zararları kanalıyla tanınabilir ve tanımlanabilir. Hadisler açısından oburluk ibadette atalet, kalp nurunun yok olması ve az namaz kılmak gibi olumsuz eserler meydana getirir.  

Ayrıntılı Cevap


 Yeme ve içmede sağlık kurallarına riayet etmek; sağlık, mutluluk ve ömrün uzun olmasının en önemli etkenlerinden sayılır. Eğer insanlar ne yemeleri, ne kadar yemeleri, nasıl yemeleri gerektiğini bilir ve bu bilgileri uygularlarsa, kuşkusuz toplumdaki hastalıkların çoğu ortadan kalkacak ve insan yaşam zevki ve mutluluğunu tadacaktır. Yaratılış düzeninde “beslenmek”, yaşamak gayesiyle güç elde etmek ve yüce Allah’a kulluk etmek için bir araçtır. Genel olarak bir vesiledir. Beslenmek, yemek için bir araç ve vesile değildir. İslam’ın bu husustaki tavsiyeleri önemli ve değerlidir. Bu konu hakkında iki noktaya dikkat etmek önem taşımaktadır:

A. İslam’ın yemek hakkındaki tavsiyeleri, sadece beden sağlığını güvenceye almaz, insan cisim ve ruhunun sağlığını da garantiler.

B. Akıl ve bilimin yaratılışın tüm sırlarını bilmemesi nedeniyle, bugünkü bilim açısından İslam’ın bazı tavsiyelerinin hikmetinin meçhul kalması doğaldır, ancak bu husus söz konusu tavsiyelerin delilsiz oluşu anlamına gelmez. Nitekim İslam hükümlerinin bazılarının felsefesi geçmişte bilinmiyordu, lakin bugün bilim onların sırrını keşfetmiştir. Tavsiyelerden biri oburluktan sakınmak ve az yemeye yönelmektir. Oburluk hadisler açısından sert bir şekilde yerilmiştir. Masumların rivayetlerinden anlaşıldığı kadarıyla oburluk, ihtiyaç haddinden fazla yemek ve içmek ve aşırılığa kaçmaktır. Hadisler esasınca, oburluk insanın hem cisimsel ataletine neden olacak ve hem de rahat bir şekilde nefes alamayacak şekilde yemek yemesi veya su ve benzeri şeyleri içmesi tarzında açıklanabilir. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Eğer oburluk yapılırsa nefes yolu tıkanır.”[1] İnsan oburluk ederse zorlukla ve problemli bir şekilde bir işi veya ibadeti yapar. Böyle bir şey insanda gerçekleştiğinde insan acıkmadan yer ve yemeye ve içmeye başladığında da son merhaleye dek yemek yemeyi ve içmeyi sürdürür ve karnını doldurur. Gerçekte oburluk olumsuz eserleri ve zararları kanalıyla tanınabilir ve tanımlanabilir. Burada hadisler esasınca oburluğun bazı manevi ve cismi olumsuz eserleri açıklanacaktır:

1. İmam Ali (a.s) bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Oburluk ve fazla uyumak insan bedenini bozar ve insan için zarar ve ziyan getirir.”[2]

2. Oburluk ağır ve çok harcamaları peşinden getirir. Bir hadiste şöyle buyrulmaktadır: “Oburun sağlığı bozuk ve işi ağır ve meşakkatlidir.”[3]

3. Oburluk kalbin katılaşması ve şehvetin harekete geçmesine neden olur. İmam Sadık’tan (a.s) nakledilen bir hadiste şöyle okumaktayız: “Müminin kalbi için oburluktan daha zararlı olan bir şey yoktur. Oburluk iki şeye neden olur: Kalbin katılaşması ve şehvetin harekete geçmesi.”[4]

4. Oburluk insanın az namaz kılmasına neden olur. Allah Resulü’nden (s.a.a) nakledilen bir hadiste Hz. İsa’nın (a.s) kavmi İsrail oğullarına şöyle buyurduğu belirtilmiştir: “Oburluk etmeyin. Her kim oburluk ederse çok uyur. Her kim çok uyursa namazı azalır ve her kimin namazı azalırsa, kendisi gafillerden yazılır.”[5]

5. Oburluk ibadetlerde atalet ve isteksizliğe neden olur. Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Oburluktan sakının. Oburluk bedeni bozar, hastalığı miras bırakır ve ibadette atalete neden olur.”[6]

6. Dolu karın Allah nezdinde menfurdur. Allah Resulü’nden (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: “Allah nezdinde dolu karından daha menfur bir şey yoktur.”[7]

7. Oburluk kalbin nuraniyetini yok eder. Allah Resulü (s.a.a), İmam Ali’ye (a.s) verdiği bir nasihatte kalbin nuraniyetini gideren unsurlardan biri olarak oburluğu dile getirmiştir.[8]

Özetle oburluk hadislerde sert bir şekilde yerilmiştir. Oburluk sağlığı bozar ve değişik cisimsel ve ruhsal hastalıklar için bir altyapı oluşturur. Oburluk nefsin özünü tahrip eder, takvayı zedeler, zekânın hicabı olur ve kalbi katı ve siyah kılar.  

 ----------------

[1] MekarimŞirazi, Nasır, tercümeyi güya ve şerhi fişordeberNehcü’lBelağa, ba tercüme: Aştiyani, Muhammed Rıza, ve İmami, Muhammed Cafer, c. 3, s. 249, şumare 108, İntişaratıMetbuatiyi Hedef, Kum, çapı evvel.

[2] Muhaddis Nuri, Müstedrekü’lVesail, c. 5, s. 119, hadis sevvum, Müessese-i A’lulBeyt, Kum, 1408 h.k.

[3] Temimi Amedi, Abdu’lVahid bin Muhammed, Gureru’l Hikem, s. 360, hadis 8168, İntişaratı defteri tebligatı İslami Kum, 1366 h.ş.

[4] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’lEnvar, c. 63, s. 337, hadis 33, Müessesetu El- Vefa Beyrut, Lübnan, 1404 h.k.

[5] Veram bin EbiFeras, Mecmuayı Veram, c. 1, s. 47, İntişaratıMektebetu’l Fakih, Kum.

[6] Biharu’lEnvar, c. 59, s. 266.

[7] Amuli, Hürr, Vesailu’ş Şia, c. 25, s. 24, hadis 31049, Müessese-i A’lulBeyt, Kum, 1409h.k.

[8] Vesailu’ş Şia, c. 24, s. 244, hadis 30447.

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar

  • Ahlakî Eğitim

    Müslüman alimlerin görüşüne göre ahlâk ilmi en yüce ilimdir. İbni Miskeveyh ...
  • Tefsir Ekolleri c.1

    Elinizdeki çalışma, ilk müfessirleri tanıtmada yeni bir kategorilendirmeye gitmiştir ve muhteva bakımında ...