Kur’an insanları humus ve zekât vermeleri ve farzlarını yerine getirmeleri için neden efsanevi canlılardan korkutmaktadır?

2014/03/14
Soru
Kur’an insanları humus ve zekât vermeleri ve farzlarını yerine getirmeleri için neden efsanevi canlılardan korkutmaktadır?

1.     Kur’an-ı Kerim’de insanların efsanevi varlıklardan korkmaları gerektiğine yahut Kur’an’ın onları korkuttuğuna dair bir örnek bile mevcut değildir.

2.     Bazı rivayetlerde bazı günahların cezaları (Kur’an ehli olup şarap içenler gibi) hakkında bin başlı ejderhayla azap göreceklerine[1] dair belirtilenlerin humus ve zekat konusuyla bir irtibatı yoktur.

3.     Modern bilimlerle uğraşan bilginler ve ilahiyat düşünürleri açısından amel ve netice arasındaki görünür fark açık ve belirgindir. Örneğin modern bilimler açısından toprak kimyasal etki ve etkileşmeler neticesinde lezzetli bir meyveye ve meyve de kana ve beyin ile kemik hücrelerinin ihtiyacı olan maddelere ve başka şeylere dönüşür. O halde biri modern bilimlerle uğraşan bilginleri kan ve toprak arasında görünür bir benzerlik olmamasından ötürü alaya alırsa, kendi cehalet ve akılsızlığının nihayetini sergilemiş olur. İlahiyat düşünürleri açısından toprağın kana ve beden hücrelerinin gıda maddelerine dönüşmesi gibi, insan amelleri de bin başlı ejderha ve… gibi netice ve eserler ortaya çıkarabilir.[2] Öyleyse bilim ve ilahiyatı küçümsemek yerine onları öğrenmek ve anlamaya çalışmak daha iyidir.

----------
[1]. (عَنْ عَلِیِّ بْنِ عَنْدَلِیبِ بْنِ مُوسَى عَنْ إِسْمَاعِیلَ بْنِ سَلْمَانَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِکٍ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ص إِنَّ فِی جَهَنَّمَ لَوَادِیاً یَسْتَغِیثُ مِنْهُ أَهْلُ النَّارِ کُلَّ یَوْمٍ سَبْعِینَ أَلْفَ مَرَّةٍ فِی ذَلِکَ الْوَادِی بَیْتٌ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ الْبَیْتِ جُبٌّ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ الْجُبِّ تَابُوتٌ مِنْ نَارٍ فِی ذَلِکَ التَّابُوتِ حَیَّةٌ لَهَا أَلْفُ رَأْسٍ فِی کُلِّ رَأْسٍ أَلْفُ فَمٍ فِی کُلِّ فَمٍ عَشَرَةُ آلَافِ نَابٍ وَ کُلُّ نَابٍ أَلْفُ ذِرَاعٍ قَالَ أَنَسٌ قُلْتُ یَا رَسُولَ اللَّهِ ص لِمَنْ یَکُونُ هَذَا الْعَذَابُ قَالَ ص لِشَرَبَةِ [لِشَارِبِ‏] الْخَمْرِ مِنْ حَمَلَةِ الْقُرْآنِ.) Ali b. İndelib b. Musa, İsmail b. Süleyman’dan ve o da Enes b. Malik’ten rivayet ettiğine göre Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: “Cehennemde ateş ehlinin günde yetmiş bin defa yardım dilediği bir vadi vardır. Bu vadide ateşten bir ev, bu evde ateşten bir kuyu, bu kuyuda ateşten bir tabut ve bu tabutta da bin başı bulunan, her başında bin ağzı, her ağzında on bin dişi ve her dişi de beş yüz metre olan büyük bir yılan vardır. Ben ey Allah Resulü (s.a.a) bu azap kimin içindir diye sordum. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdu: Şarap içen Kur’an ehli hakkındadır.” Bkn: Biharu’l-Envar, c. 76, s. 146.

[2] Hasan Sakafi, İnsan ve Endişe, “Telhis-i Kitab-i İttihad-i Akıl ve Makul” Ayetullah Hasanzade Amuli, s. 51

Ayrıntılı Cevap

Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar

  • Meâd

    Bugün Müslümanlar eski iftiharlarına yeniden kavuşmak istiyorlarsa, tek yol meâd ve ahiret inanc ...