Kendi dünya hayatında namaz kılmayıp Para verecem benim yerimde namazım kılınsın diyen bir kimse ile namaz kılan bir kimse arasında ne fark vardır? Acaba bu düşüncenin kendisi doğru olabilir mi?

2014/02/12
Soru
Kendi dünya hayatında namaz kılmayıp Para verecem benim yerimde namazım kılınsın diyen bir kimse ile namaz kılan bir kimse arasında ne fark vardır? Acaba bu düşüncenin kendisi haddi zatinde doğru olabilir mi?

 Bildiğiniz gibi namaz bir tekliftir. Ama teklif olmasının yanı sıra yaşamda maddi ve manevi eser ve bereketlere sahiptir. Servet sahibi olan bir kimsenin varisleri vefatından sonra birisini ecir alarak namazını kıldırarak onun azabını azaltabilmeleri mümkün olabilir ama kesinlikle namazın dünyevi ve manevi eser ve bereketlerinden mahrum kalacaktır. Namaz kılan bir kimse ile namaz kılmayıp ölümünden sonra birisini ecir alarak namazı kıldırılmış olan bir kimsenin arasında var olan bazı farklar şöyledir:

    Dünyada gerekli şartlara riayet ederek namaz kılan bir kimse ile dünyadan gittikten sonra onun yerine namazı kılınmış olan bir kimse arasında var olan farklardan birsi şudur: Dünyadan namaz kılan bir kimsenin namazı onu dünyada diğer günahlardan sakındırır. “Namaz, insanı hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak (olan namaz) elbette en büyük ibadettir. Allah, yaptıklarınızı biliyor”.[1] Elbette kılınan her namaz haiz olduğu kemal şartlarına ve sahip olduğu ibadet ruhuna oranla sahibini hayâsızlıklardan ve kötülüklerden uzaklaştırır. Ama namaz kılmayan bir kimse bu tür maneviyatlardan yoksundur ve günaha ve fesada yönelir. Dünyadaki hayâsızlıklar ve günahların çoğu namazın kılınmamasından kaynaklanmaktadır.
    Dünyada yaşayan bir kimse ilahi nimet ve bereketlere muhtaçtır. Dünya hayatında ilahi nimet ve rahmete neden olan nedenlerden birisi namazdır. Dünya hayatında namaz kılmayan bir insan ilahi rahmetten uzak ve mahrum kalır. Elbette böyle bir kimse servet sahibi olan birisi olabilir. Ama onun bu serveti onu Allaha yakınlaştırması gerekirken ona engel olmuş ve onu uzaklaştırmıştır. Zira onun dünyaya dalmasından başka bir düşüncesi yoktur. Onun yaşamında ilahi niyet yoktur. Namaz kılmayan bir kimse için ölümünden sonra namazı kılınması mümkün olsa bile. Tabi eğer onunun namazını yerine getirecek birisi buluna bilinirse. Bu durumda bile sadece onun üzerinde var olan teklif kalkacaktır. Ama hem dünya da ve hem de ahrette ilahi rahmetten, ilahi yakınlıktan ve yüce manevi değerden yoksun kalır.

Namaz kılan kimse ile namaz kılmayan bir kimse arasında var olan farklar hakkın daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki indexlere müracaat ediniz.

    “mana ve asar namaz”; suali 13683 (site: 13512).
    “illeti vücud-i namaz”, sual: 11395 (site: 11251).
    “tariki namaz”; sual 3075 (site: 33130).
    “namaz bı niyabet ez peder ve mader”; sual 9072 (site: 9049).  

 -------------

[1] Ankebut, 45.

 

Yeni Makale ve Video öğeleri

Yeni Kitaplar

  • 12 İmam

    Ehlisünnet ve Şia muhaddislerinin aktardıkları hadis ve rivayetlerden Peygamber Efendimizin kendisinden sonra 12 ...
  • Hidayet Önderleri İmam Hadi c.12

    Tarihin başlangıcından itibaren bütün çağlar ve yüzyıllar boyunca peygamberler ile onların v&ac ...